Dolar 8,8868
Euro 10,3833
Altın 497,10
BİST 1.380
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sivas 20°C
Az Bulutlu
Sivas
20°C
Az Bulutlu
Çar 19°C
Per 16°C
Cum 19°C
Cts 23°C

Çiftçinin Yüzünü Güldürecek

Çiftçinin Yüzünü Güldürecek
A+
A-
25.08.2021
52

Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi, Tarım Bilimleri ve Teknoloji Fakültesi tarafından oluşturulan Ar-Ge Merkezinde birçok bitkinin ıslah çalışmaları yürütülüyor

Sivas’ta 2018 yılında kurulan Bilim ve Teknoloji Üniversitesi geliştirdiği projeler ile adından söz ettiriyor. Üniversitenin Tarım Bilimleri ve Teknoloji Fakültesinde akademisyenler ve alanında uzman hocalar çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Laboratuvar ortamında yapılan çalışmaların yanı sıra üniversite bünyesinde oluşturulan tarımsal AR-GE merkezi uygulama tarlasında da birçok bitkinin ıslah çalışmaları yapılıyor. 250 dekarlık alanda ayçiçeğinden buğdaya şeker pancarına, börülce bitkisinden soya bitkisine birçok bitki üzerinde çalışmalar gerçekleştiriliyor. Bilim tarlasında ıslah edilen ve çalışmaları tamamlanan bitkiler çiftçilerin yüzünü güldürecek.

“Islah çalışmalarının çoğu projelendirilmiş durumda”
Tarım Bilimleri ve Teknoloji Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tolga Karaköy konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Tarım Fakültesi olarak 250 dekarlık bir tarımsal AR-GE merkezimiz var. Tarımsal AR-GE merkezimizde, ıslah çalışmaları, adaptasyon çalışmaları ve yeni tarım tekniklerinin uygulandığı yöntemleri çiftçimizin hizmetine çiftçimizin yararına sunmak adına çalışmalarımızı yürütüyoruz. Bu kapsamda özellikle tahıllardan arpa; buğday, yulafla ilgili ıslah çalışmalarımız var onların hasadını yaptık. Endüstri bitkileri ile ilgili çalışmalarımız var. Şeker pancarı soya ve benzeri bitkiler üzerinde çalışıyoruz. Baklagillerden özellikle fasulye; nohut, börülce gibi bitkiler üzerinde ıslah çalışmalarımız var. Bu ıslah çalışmalarımızın birçoğu çeşitli kurumlar tarafından projelendirilmiş durumda’’ dedi.

“Kışlık sebze üretiminde dışa bağımlıyız’’
Prof. Dr. Karaköy, kışlık sebze üretiminde yüzde 60-70 oranında dışa bağımlı olunduğunu belirterek, “Avrupa birliği projelerimiz var. Yem bitkileri üzerinde çalışmalar yapıyoruz. Özellikle sorgum sudan otu melezleri üzerine çalışmalarımız var. Erkenci olan sorgum sudan otu ve erkenci olan sıcak iklim tahıllarından mısır üzerinde çalışmalarımız var. Bunlarla ilgili melezleme ve markıra dayalı seleksiyon ıslah çalışmalarını sürdürmekteyiz. Bu kapsamda özellikle ilimiz açısından erkenci olan soya çeşitlerinin adaptasyonunu değerlendiriyoruz. Bunun yanında mısır bitkisinde şeker mısırı ve erkenci silajlık mısırların yöremize uygunluk gösterebilecek olanları üzerine ıslah çalışmalarına devam ediyoruz. Bu arada özelikle kışlık sebzeler üretiminde yaklaşık yüzde 60-70 oranında yurt dışına bağımlıyız. Yurt dışına bağımlı olduğumuz için bunlarla ilgili özel sektörle birlikte yürüttüğümüz ıslah çalışmalarımız mevcut. Bu yıl AR-GE merkezinde çalışmalarımızın ilk yılını tamamlamak üzereyiz. Buradaki hedefimiz yöremizde kısıtlı olan yetiştirme süresine uygun olabilecek erkenci ve çiftçimiz için alternatif olabilecek ancak verimli kaliteli ürünlerin çiftçimizin hizmetine sunulabilmesi için yoğun bir şekilde akademik personelimiz ile birlikte çalışmaktayız. Hedefimiz çiftçiye daha çok ekonomik getirisi olacak alternatif ürünler sunabilmektir” şeklinde konuştu.

“Kendi milli çeşitlerimizi kullanacağız’’
Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesinde Araştırma Görevlisi olan İlker Yüce ise, “Burada moleküler genetik çalışmaların yanı sıra doku kültürüyle çeşitli farklı besi ortamlarında bitkilerin geliştirilmesi üzerine çalışmalar yapıyoruz. Burada kullandığımız bitkiler buğday; arpa, yulaf bunun yanında fasulye, nohut, mercimek, mısır, şeker pancarı ve çeşitli süs bitkileri üzerinde çalışıyoruz. Şu an mevcut çeşitlerin iklimsel değişiklikler göz önünde bulundurulduğunda verim ve kalite açısından yetersiz kalmasından dolayı burada hem çiftçilerimizin yüzünü güldürecek hem de ulusal açıdan daha çok gelir getirecek çeşitler geliştirmeyi amaçlıyoruz. Ülkemiz açısından düşünecek olursak dışardan tohum ithaline karşı kendi milli çeşitlerimizi kullanacağız’’ dedi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.